| | Üretsiz Blog oluştur

Felsefe Dersi Notlari

felsefe , ders , notlari , calisma , donem , odevi, bilim , sanat

Pozitifizm ( Olguculuk)

  • Kurucusu Aguste Comte (1788 - 1857) dir.
  • Deney ve gözleme dayanan bilgi doğrudur. Doğru bilgiye olayların incelenmesiyle ulaşılır.
  • Bu bilgi olayların özüyle ilgili değil (bu metafiziğin işidir) olayların yasalarıyla ilgilidir.
  • Felsefe , metafizik olandan uzak durmalı , olgusal olanla ilgilenmelidir.
  • İnsan zihninin üç aşamalı evriminin son aşamaswı , olgusal bilgiyi oluşturur.
  • Toplumların tarihsel gelişim sürecini 3 hal yasası ile açıklar.

Üç Hal Kanunu ;

1.Teolojik Dönem

2.Metafizik Evre

3.Pozitif evre 

Teolojik Dönem;Ürünü dindir. Olaylar varlıklar Tanrı ile açıklanır. 

örn : Yanardağın patlaması ve binlerce insanı öldürmesi ,

 tanrının insanları cezalandırma niyetinin sonucucudur.

 

Metafizik Evre ; Ürünü felsefedir. Olaylar soyut kavramlar ve gizli güçlerle 

açıklanmıştır.örn ; ağır nesnelerin düşmesi boşluktan korkmayla açıklanır. 

Nehir aşağı inmek istediği için akmaktadır.

 

Pozitif Evre ;Ürünü bilimdir. İnsanlığın ve düşüncenin en yüksek evresidir. 

Olaylar arasınra değişmez neden sonuç ilişkisinden hareketle kanunlara 

ulaşılır. örn ; Nehir yerçekiminden dolayı aşağı akmaktadır. 

Olayların deney ve gözlüklerle olaylarla kanunlarla açıklandığı dönemdir. 

Kristisizm (Eleştiricilik)

Empristlere göre deneye dayanan bilgi doğru bilgidir. Yöntemi tümevarımdır. Rastyonalistlere göre akla dayanan bilgi doğru bilgidir. Yöntemi tümevarımdır. örn : Bütün parçalarından büyüktür. akla dayanan bilgidir. Kristisizmin kurucusu. Kurucusu immanuel KANT'tır. Kant'a göre hem deneyi hem de akıl'ı bilgi edinmede kullanırız. Bilgilerimiz deneyle başlar ancak deneyden doğmaz. Deney bilginin hammaddesini verir. Akıl dışdünyaya ait algılarını (hammadde) doğuştan getirdiğimiz zihin formlar deneyden gelmez , deney öncesi , doğuştan zihnimizde var olan bilgilerdir , apriori bilgi. Deneysiz kavramlşar boş , kavramsız deneyler kördür ; Duyularımızla algıladığımız Tanrı , ruh , toz gibi kavramlar boş , akıl tarafından işlenmemiş duyumlar ise kör anlamsızdır. Metafizik de hayvanların deneylerinde bilim değildir. Nesneleri olayları zihnimizin imkanına göre biliriz. Eğer zihnimiz başka yapıda olsaydı elde edilen bilgide başka yapıda olurdur. Zihin formları tüm insanlarda aynı oldığı için bilgi herkes için zorunlı kesin genel geçerdir mutlaktır. Biz nesnelerin görünüşlerini bilebiliriz. Görünüşlerin algısı kişiden kişiye değiştiğine göre bilgi görecelidir. (objektif relativizm) Fenomenleri (duyularımızla algıladığımız alan) bilebiliriz. Numan özü gereği bilinmez. ( Duyularımızla algılayamadığımız , metafiik alan) 

David Hume (1711 - 1776)

Bilginin oluşumda 2 kavramdan söz eder. 

İzlenimler : Duyumlar , duygulanımlardır. Görürlen , işitirken , sever ya da nefret ederken hissettiklerimizdir. İzlenimler canlı ve güçlü olurlar.

Fikirler : İzlenimlerin canlılığını yitirmiş halleridir. Huma nedensellik ilkesini alışkanlığa ya da çağrışıma dayandırır. Nedensellik , ard arda gelme olayı sık sık tekrarlanırsa bizde alışkanlıuk duygusunu oluşturur. Olaylar arasında zihnimizden bağımsız nedensellik ilkesi yoktur. Nedensellik algılanmaz ancak düşünülür. Her a olayından sonra b olayını görmek bizde alışkanlık yaratmıştır. a olayından sonra b olayının olacağını bekleriz , b olayını çağrıştırır. örn ; çoğu kereler gök gürlediği zaman yağmur yağmışsa , bizde bu alışkanlık yaratır. Gök gürleyince yağmur yağmasını bekleriz. Nedensellik ilkesi : Doğada var olan her olayın bir nedeni ve sonucu vardır.

Emprizm (Deneycilik)

Bilginin kaynağının duyum , algı , gözlem , deneyimler olduğunu savunan akımdır. 

Temsilcileri  ; Francis Bacon , John Locke , David Hume 'dur.

John Lock'a göre zihin boş bir levhadır.  Tabula Rasa Doğuştan insan zihninde hiç bir bilgi yoktur. Örneğin çocuklar '' Bütün ısı veren şeylerin yakıcı olduğunu ellerini sobaya dokundurduktan sonra anlar.'' Doğuştan böyle bir bilgi yoktur. Çocuk , mantığın ilkelerini öğrenmeden duyumlar aracılığı ile acıyı tatlıdan , uzunu kısadan ayırmayı öğrenir. İnsan zihni boş bir levhadır. Duyular aracılığıyla elde ettiğimiz izlenimler , zihinde izler bırakır ve zihin tarafından işlenerek bilgi haline getirilir. Sentetik önermeleri önemserler. Bilim modeli fiziktir. Yöntemi Tümevarım , teknikler , deney ve gözlemlerdir. Bilgilerimiz doğuştan olsaydı cahil , budala dediğimiz kişilerinde akıl ilkekeri , matematik kavramları , tanrı hakkında bilgisi olması gerekirdi. Oysa tanrı hakkında düşüncesi olmayan toplumlar vardır.

Hegel (George Wilhelm) Friedrich Hegel (1770 - 1831)

  • Alman idealizimin ve rasyonalizmin kurucusudur.
  • Duyulara hiç başvurmadan akılla (düşünceyle) kesin bilgiye ulaşabilirler.

Çünkü özne ve öznenin yöneldiği nesne aynı aklın değişik görünümleridir.

 

  • Nesnenin kendiside özne gibi ussaldır.  diyerek özne ve öznenin yöneldiği nesne arasındaki ikiliği (dualizmi) ortadan kaldırır.
  • Duyu organlarımızla edindiğimiz bilgi kesin olmadığı için gerçeğin özünü vermez. Kesin bilgi kavramlar üzerine düşünerek elde edilir.
  • Aklın yasaları ile gerçekliğin yasaları bir ve aynıdır. Yani gerçek olan akla uygun , akla uygun olan gerçektir.
  • Ruh (düşünce) ve evren(madde) sürekli değişim ve gelişim halindedir. Düşüncede meydana gelen değişmeye yol açar. Diyalektik idealizm.
  • Akıl gerçeğe diyalektik yöntemle ulaşır.

 

Diyalektik : Varlığın çelişmelerle değişip gelişerek yeni gerçeklşerin ortaya çıkmasıdır.

 Diyalektik Yöntem

 

  1. Tez => varlık => çiçek => ide (mutlak varlık) => gündüz
  2. Antitez => Yokluk => çiçeğin yokluğu => doğa => gece
  3. sentez => Oluş => meyve => insan => gün

 

Descartes ( 1591 - 1650)

  • Yeniçağ rasyonalizmin ve analitik geometrinin kurucusudur.
  • Doğru bilgiye metodik şüpheyle ulaşılır.
  • Metodik şüphe , doğru bilgiye ulaşınaya kadar eldeki bilgilerden kuşku duymaktır. Doğru bilgiye ulaşında kuşku bırakılır .
  • Tanrı fikri aprioridir. (Doğuştan gelir.)
  • Felsefe matematiğin analize ve senteze dayalı yöntemini kullanmalıdır.
  • Bizler hazır bilgiyle değil , bilime yetisiyle doğarız.(akıl) Eğer akıl , iyi yönetilirse genel geçer kesin bilgiye ulaşılabilir.
  • Dış dünyanın , Tanrının , kendi varlığımdan kuşku duyarım , duyu algılarımızla algıladığımız dış dünyanın gerçekliğinden , rüya mı , gerçek mi diye düşündüklerimiz mi rüya , tanrı var mı , ben var mıyım vs.. herşeyden şüphe duyarız.
  • Şüphe ettiğime göre şüphe ettiğimden şüphe edemem.
  • Şüphe etmek için şüphe eden bir BEN olmak zorunda.
  • Şüphe etmek düşünmek demektir.
  • Düşünüyorum o halde varım. Cogito ergosum.

Bu önerme apaçık , kesin bir bilgidir. Kaynağı sezgi ve Tümdengelimdir.

 

  •  Tanrı mükemmel bir varlıktır. Mükemmellikten yoksun olan dış dünyadan tanrı fikti gelmiş olamaz. O halde doğuştan Tanru fikri zihnimde vardır.
  • Mükemmel bir varlık olan Tanrı beni yanıltmayacağına göre dış dünyada vardır.
  • Tanrı ve ruhun bilinebileceği kabul ettiği için dogmatik rasyonalisttir.

 

Farabi (870 - 950)

  • Aristoteles'i temsil eden islam rasyonalistidir.
  • İslam inancını felsefi bir temele oturtmaya , akılla dini birleştirmeye çalışır.
  • Bilgi felsefesinin temelinde tanrısal kaynaklı olan etkin akıl vardır. İnsan aklı bilim , sanat ve felsefe ile uğraşınca hep etkin akılla birleştirererk yetişkinleşir , bilme yetkinliği kazanır.
  • Bilginin 3 Kaynağı vardır ;
  1. Duyu bilgisi = Dış dünyayı algılarız. Tekil olanın bilgisidir. Örn : su donar. Duyu algısına dayanan bilgidir
  2. Akıl Bilgisi = Kendi iç dünyamızın bilgisidir. Örn = Duyuların verdiği tekil bilgileri genel kavramlara , yargılara dönüştürür. Bilimsel bilgilerdir. Örn : Su sıfır derecede donar.
  3. Nazar = Doğuştan getirdiğimiz (apriori) bigilerdir. Tanrı bilgisi.

Aristoteles (m.o 284 - 322)

  • Platon'un öğrencisidir.
  • Doğuştan gelen bilgi değil , bilgi elde etme gücü olan akıldır.
  • Doğru bilgi akıl yürütmeyle elde edilir.
  • Mantığın kurucusudur.
  • Platon'un iki evren tasarımını reddeder.
  • Gerçek evren , duyularımızla algıladığımız içinde yaşadığımız evrendir.
  • Gerçek var olan tek tek şeylerdir. Gördüğüm insan , şu ağaç , bu masadır vs...
  • Bilgide asıl amaç tekil olanın bilgisine ulaşmaktır.
  • Tekil'in bilgisine Tümel bir kavramdan mantıksal çıkarım (Tümden Gelim)yapılarak anlaşılır. örn : Her insan ölümlüdür bilgisi zihinde vardır. Tümden gelim yoluyla bu bilgiyi kullanarak Ayşe'nin ölülü olduğunu çıkarırız.

Sokrates (M.Ö 469 - 399)

  • Tüm bilgiler doğuştandır. Hatırlatma ile ortaya çıkar.
  • Doğru bilgi ; ahlaki doğruların ve erdemin bilgisidir.
  • Kullandığı yöntem Diyalektik karşılıklı konuşmadır.

Diyalektik :

1.Aşaması =} ironi : Birşey bildiğini sanan kişinin aslında birşey bilmediğini ortayaq koymaktır.

2.Aşaması =} Maiotik : Soru sorarak ruhunda saklı olan bilgileri ortaya çıkartmaktır.

  • Bilgi insan aklında doğuştan vardır. Bu nedenle öğretmenler öğrencisine yeni bir şey öğretme4z , ruhunda saklı olan bilgileri soru sorarak açığa çıkarır. (Okuma yazma bilmeyen köleye geometri soruları sorarak geometri sorusu çözdürmüştür.)

Sokrates ve Platon bilginin doğuştan akılda var olduğunu kabul ederler. Diğer rasyonalist düşünürler ; ''Akıl bilginin taşıyıcıs değil üreticisidir.'' anlayışını kabul ederler.

Rasyonalizm (Akılcılık)

Akla dayanan bilginin doğru , kesin , zorunlu, genel - geçer olduğunu savunan akımdır. Duyular ancak zaman içinde değişenin bilgisini verebilir. Doru bilgi değişmeyen bilgidir. Akıl yoluyla elde edilen bilgi , zman ve mekana göre değişmediği için doğru bilgidir.

  • Bilim modeli matematik ve mantık bilimleridir.
  • Zihinde apriori (doğuştan - deney öncesi) bilgiler vardir.
  • Öğrenme aslında bir hatırlamadır.
  • Analitik önermeleri önemserler. (Yeni bilgiler vermeyen)

Temsilcileri : Sokrates , Platon , Aristoteles , (ilk çağ flozofları rasyonalist) Descartes , Spinoza , Leibniz , Hegel 'dir.(Yeni Çağ flozofları)